Zinciri siz kıracaksınız
www.hurriyet.com.tr 17.08.2026
Hindistan köylülerinin yabani fil yavrularını nasıl evcilleştirdiklerini duydunuz mu? Hindistan’da köylüler, yakaladıkları fil yavrularını, önce kalın bir zincirle kalın bir ağaca bağlarlarmış. Fil yavrusu, kurtulmaya çalışır ancak zincir çok kalın olduğu için onu kıramaz ve kaçamazmış. Yakalandığı ilk günler bunu defalarca dener ama her seferinde başarısız olur, ağaca ve zincire yenilirmiş. Bir süre sonra hiçbir çabanın onu oradan kurtaramayacağını düşünmeye başlarmış. Bu inanç kafasında iyice yerleştiğindeyse ne olursa olsun bir daha kaçma girişiminde bulunmazmış. Onun bu “pes etmiş” hâlinden emin olan köylüler, bu kez fil yavrusunun ayağına ince bir zincir takar ve onu küçük bir kütüğe bağlarlarmış. Ayağındaki zinciri gören fil, isterse rahatlıkla kaçabileceği hâlde hiçbir zaman zincirden kurtulamayacağına inandığından kaçma girişiminde bulunmazmış. Böylece fil yavrusu çaresizliğe kapılır, evcilleştirilmiş olur ve insanların dediklerini yapmaya başlarmış.
Ne oldu yavru file? Önce büyük bir arzuyla zincirden kurtulmaya, özgürlüğüne kavuşmaya çabalarken çaresizlik duygusuna kapıldı ve “Ne olursa olsun başaramayacağım.” diye düşünerek esarete teslim oldu. Cesaretini ve kaçabileceğine dair inancını yitirdi. YKS’de hedeflediği sonucu alamayan gençler için bu hikâyenin önemli bir mesajı var. Bir sınavda istediğiniz sonucu alamamanız, bir sonraki sınavda da alamayacağınız anlamına gelmez. Geçmişte yaşadığınız başarısızlık, geleceğinizin kaderi değildir. Ama siz buna inanmaya başlarsanız, asıl zinciri o zaman kendiniz takarsınız. Evet, bir işi başarabilmek için ilk şart inanmak. Kişi önce başarabileceğine inanmalı, daha sonra başarmak için bütün imkânlarını kullanmalı. Üniversite sınavına hazırlanan gençler için en büyük tehlike kazanabileceğine dair inancını yitirmek. İnancını yitiren kişiyse başarmak için hiçbir çaba harcamaz. Sonuçta fil yavrusu gibi “başarısız olmayı” öğrenir. Daha önce edindiğiniz olumsuz deneyimler, sınavı kazanabileceğinize dair inancınızı yitirmenize neden oluyorsa kendi kendinizi sınırlamış olursunuz.
BUNU ENGELLEYEBİLMEK İÇİN…
* Değişim için kendinize zaman ayırın.
* Kendinizi yetersiz hissetmeyin. Böyle anlarda kendinize başarılarınızı hatırlatın.
* Kendinizi umutsuz ve başarısız hissettiğiniz zamanlarda, insan hayatında karşılaşabileceği çok daha büyük zorlukların olabileceğini hatırlayın. Bu, içinde bulunduğunuz durumu daha tarafsız bir gözle görmenizi sağlar.
* “Kendimi olayların akışına bırakmayacağım; hiçbir zaman pes etmek, inancımı yitirmek yok.” deyin. Kendinizden umudu kesmeyin.
“Ben yapamam” cümlesine dikkat!
KENDİNİZE BU SORULARI SORUN
Bir öğrenci bir yıl boyunca istediği sonucu alamadığında zihninde bazı cümleler oluşmaya başlayabilir:
“Benim matematiğim zaten kötü.”
“Geçen yıl da olmadı, bu yıl da olmaz.”
“Arkadaşlarım üniversiteye gidecek, ben geride kaldım.”
“Bir yıl daha çalışsam ne değişecek?”
Bu cümlelerin ortak özelliği şudur: Geçmişteki bir sonucu geleceğin değişmez gerçeği hâline getirirler. Oysa başarısızlık, doğru okunduğunda çok değerli bir öğretmendir. Size nerede eksik olduğunuzu söyler. Neyi yanlış yaptığınızı gösterir. Çalışma biçiminizin hangi noktada işe yaramadığını ortaya çıkarır. Zaman yönetiminde sorun yaşıyorsanız bunu görmenize yardımcı olur. Yani sonuç belgesine yalnızca “başarı sıram kaç?” diye bakmayın.
Bir de şu soruyu sorun: “Bu sonuç bana ne anlatıyor?” Önce kendinize dürüst olun YKS’de hedefe ulaşamayan bir adayın yapması gereken ilk şey, kendisini suçlamak değil; kendisine karşı dürüst olmaktır. Geçen yıl yeterince çalıştınız mı?, Çalıştıysanız doğru çalıştınız mı?, Program yaptınız mı?, Yaptığınız programa uyabildiniz mi?, Eksiklerinizi düzenli olarak kontrol ettiniz mi?, Denemelerde yaptığınız yanlışların nedenlerini araştırdınız mı?
Telefon, sosyal medya, arkadaşlar, düzensiz uyku veya başka nedenlerle zamanınızı gereğinden fazla böldünüz mü? Bütün bu sorulara dürüstçe cevap vermek zorundasınız. Çünkü yeni bir sonuç almak istiyorsanız eski yönteminizi sorgulamalısınız. Kendinize “Ben başarısızım.” demek dürüstlük değildir. Dürüstlük, “Geçen yıl şu konularda yeterince çalışmadım, zamanımı iyi yönetemedim, yanlışlarımı analiz etmedim ve sınav anında kaygımı kontrol edemedim.” diyebilmektir. Bu iki yaklaşım arasında çok büyük bir fark vardır. Birincisi insanı çaresiz bırakır. İkincisi ise değişim için bir yol açar. Aynı yöntemle farklı sonuç beklemeyin.
EKSİKLERİNİZİ SOMUTLAŞTIRIN
Eğer yeniden YKS’ye hazırlanacaksanız, önünüzde önemli bir fırsat var. Ama bu fırsatı “Bu yıl daha çok çalışacağım.” diyerek değerlendirmeyin. Önce şunu söyleyin: “Bu yıl daha doğru çalışacağım.” Çünkü başarı yalnızca çalışma süresinin uzunluğuyla ölçülmez. Saatlerce masada oturmak ile etkili çalışmak aynı şey değildir. Önemli olan dersin başında kaç saat geçirdiğinizden çok, o saatleri nasıl değerlendirdiğinizdir. Yeni hazırlık döneminde eksiklerinizi somutlaştırın. Hangi konuları tamamlamanız gerektiğini belirleyin. Hangi derslerde temel eksikleriniz olduğunu görün. Deneme sonuçlarınızı yalnızca puan açısından değil, yanlışlarınız açısından değerlendirin. Ve bütün bunlara göre gerçekçi bir çalışma programı oluşturun. Başarı tesadüf değildir. Başarı; plan, emek, zaman yönetimi, kararlılık, sabır ve gerektiğinde yöntem değiştirebilme becerisinin sonucudur. Zinciri siz kıracaksınız! YKS sonuç belgesinde yazan sıralama, sizin bütün hayatınızı anlatmaz. O sıralama, yalnızca belirli bir günde, belirli bir sınavda ortaya koyduğunuz performansın sonucudur. Siz o sıralamadan çok daha fazlasısınız. Eğer hedefiniz hâlâ aynıysa, yeniden deneyebilirsiniz. Ama önce zihninizdeki zinciri fark edin. “Ben yapamam.”, “Benden olmaz.”, “Geçen yıl olmadı, bu yıl da olmaz.”, “Artık çok geç.” Bunlar gerçekler değil. Bunlar, zaman içinde zihnimizde büyüyen zincirler olabilir. Fil yavrusu, ayağındaki ince zincirden değil, kaçamayacağına dair inancından dolayı yerinde duruyordu. Siz de kendinize dikkat edin. Belki zincir artık ayağınızda değil. Belki sadece zihninizde. Ve unutmayın: Bazen insanın önündeki en büyük engel, aşamayacağı bir duvar değil; aşabileceğine inanmamasıdır.
CİHAN YEŞİLYURT KİMDİR?
1973’te Samsun’un Alaçam ilçesinde doğdu. İlköğrenimini ve liseyi Alaçam’da tamamladıktan sonra 1991’de girdiği Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık bölümünden 1995’te mezun oldu. 1997 yılında Fen Bilimleri Dershaneleri’nde Rehber Öğretmen olarak çalışmaya başladı. 2002 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Eğitim Yönetimi ve Denetimi bölümünde Yüksek Lisansını tamamladı. Nazmi Arıkan Fen Bilimleri Eğitim Kurumlarının İstanbul’da ve Türkiye’de büyümesi ile birlikte 1999 yılında Rehberlik Birimi Koordinatörlüğü’ne getirildi ve 2023 Eylül’üne kadar 26 yıl aralıksız çalıştı. 2023 Eylül ile 2025 Mayıs ayları arasında bazı eğitim kurumlarına ve üniversitelere danışmanlık yaptı. 2025 yılının Haziran ayı itibari ile Doğa Koleji’nin Rehberlik Koordinatörlüğü görevini üstlendi. Cihan Yeşilyurt, kariyeri boyunca yaklaşık 300 bin üniversite adayına ve 100 binin üzerinde veliye konferans verdi. Vakıf üniversitelerinde; Sosyal Psikoloji, Kariyer Planlama, İletişime Giriş derslerinde eğitmen olarak görev alan Yeşilyurt, Hürriyet Gazetesi’nin üniversite adaylarına yönelik yaptığı ‘Uzmana Sor’ adlı projesinde ve TRT 1 ekranlarında gösterilen ‘Sınıf 2010’, ‘İyi Fikir’ adlı programlarda da danışmanlık yaptı. Ayrıca ‘99 Sayfada ÖSS’, ‘Başarı İçin Küçük Adımlar’ ve ‘Üniversite Yolunda Başarının Şifreleri’ ve ‘Üniversite Yolu Küçük Adımlar Büyük Düşler’ adlı kitapları da bulunuyor.



